Çizim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çizim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2015 Pazartesi

İlginç şeyler

 
 
Şu geçen hafta başladığım resim çizme maceram var ya hani (burada anlatmıştım) enteresan bir şekilde ilerliyor. Geçtiğimiz hafta sonu biraz daha çizim yaptım fakat bu sefer başka çizimlere bakmak yerine içimden geldiği gibi çizim yapmayı denedim. Ve bilin bakalım ne oldu. Aslında çok karakteristik çizgilerim varmış, ya da daha doğru bir ifadeyle bir stilim varmış. Çizimlerden çok karalamaları kullanıyorum mesela sanki. Tek düz çizgiler yok da dairesel kalem darbeleri var. Ben de anlamadım gitti :)
Bunları tükenmez kalemle çizdim. Figürleri yaparken elimi neredeyse hiç kaldırmadım. Çizgiler kendiliğinden geldi öylece.

Bu sigaralar pipolar nereden çıktı en ufak bir fikrim yok, sanki dört bir yanım içicilerle doluymuş gibi (ama aslında içen tanıdığım neredeyse hiç yok) Bu aralar her gece birer bölüm Mad Men seyrediyorum, belki ondandır :)
 Üzgün adam, mutlu genç ve bebecik

Birkaç tane de evdeki eşyalardan çizmeyi denedim sonra.
Tanıdık birileri bu yazıyı okuyor mu bilmiyorum ama eğer varsa sormak isterdim bu hanım ve bey tanıdık geldi mi diye :) Yani gözünüz bir yerden azzzıcık da olsa ısırıyorsa bana yeter :)


22 Ekim 2015 Perşembe

Çizim defterim

 
Şu anki halim: Gözlerim birer su pınarı, burnum çeşme. Şimdiden habire silinmekten kıpkırmızı oldu bile. Üzerimde uzun polar sabahlığım, ayağımda anneanne çoraplarım. Sabah hasta uyandım. Ofise giden o uzun kıvrım kıvrım yolu gözüm yemedi, evden çalışıyorum, ara ara da dinleniyorum. Dün sabah hastalığın adım adım gelmekte olduğu belli iken tuttum bir de akşam rutin spor programımın üzerine bir saat de stepe girdim o halde. Terledim ve üzerimi hemen değiştiremedim. Netice şu anki halim. Dışarda incecik bir yağmur, hava karanlık. İyice ter atmak için ufak bir yürüyüş ardından saunaya gireceğim birazdan ama evden çıkmadan önce size bir merhaba demek istedim. Yaptığım çizim denemelerini bir önceki yazımda anlatmıştım size. Sonraki akşam, yaptığım çizimleri tek tek kestim ve bir defter seçip o deftere yapıştırdım. Bundan sonra yapacağım çizimleri direkt olarak bu deftere yapacağım. İlerde ne güzel hatıra olur. Hatta duyduğum yeni kelimeleri, cümleleri de bu defterde toplayayım diyorum. Kendini eğlendirmek bedava :)
Bugün de imkan bulursam çiziktireceğim biraz. Komşum kahveye uğradı sabah. 2 minik tatlı 'hasta arkadaş hediyesi' getirmiş. Ne güzel şey sevmek sevilmek, hastayken nazlanmak :) (Şu anki halime hastalık demek şımarıklık oluyor farkındayım ama mazur görün o kadarcık) Sevgiler benden size kocaman.

20 Ekim 2015 Salı

Son dönem merakım. Oturdum denedim

Dün size burada yazdığım, son dönemde aklımın bir köşesinde yer eden çizim merakı ile ilgili olarak, dün akşam eve gidip rutin işleri tamamladıktan sonra masama oturdum. Defniko'nun 'Bisküvi adam' kitabını önüme aldım ve baka baka çizmeye başladım. Kitabın ana karakteri bu yaşlı teyze :) Kitapta resmedilen çeşitli figüratif hallerine bakarak çizdim tek tek. Zaten bir yerden başlanacaksa o yer çocuk kitapları olmalı çünkü insana ilham veren dünya kadar çizim var içlerinde.
 Örgü ören ve yufka açan tonton ve tatlı kadın :)
Sonra bu kaktüsleri çizdim. Bunları da Flow Dergi'nin bir sayısına bakarak yaptım.
Gördüklerimin tamamen aynısı.
 Bu ikili yine Defniko'nun bir başka kitabından
 Bu çizdiklerimi tek tek kesip kendi yaptığım bu deftere yapıştırmayı planlıyorum bu akşam.
Daha sonra çizeceğim şeyleri bu deftere çizeceğim direkt olarak. Sketch book olsun bunun adı :) 
Ne düşünüyorum biliyor musunuz? İnsanın en üstün yılları çocukluk yıllarıdır. Özellikle de 4-8 yaş dolayları. Öğrenmenin getirdiği şartlanma ile çocukluktan çıkmaya başladıkça üstün vasıflar yerini sıradanlaşmaya bırakır. Bir çocuk her anlamda bir yetişkinden üstündür. Bir çocuk bir yetişkinden kesinlikle çok daha enerjiktir; yorulmak nedir bilmez. Çok daha kolay öğrenir; yeni bir dili bir yetişkine 2 yılda öğretemezken çocuk çok daha kısa sürede öğrenir. Tamamen mutludur; mutsuz olmayı, elindeki ile yetinmemeyi henüz bilmez. Tüm kötülüklerden arınmıştır, hırs, aldatma, kandırma, menfaat güdüsü yoktur ve en önemlisi inanılmaz derecede yaratıcıdır. Yaratıcılık konusunda hiçbir sınırı yoktur. Ben üstteki resimleri baka baka yaparken, Defniko da yanımdaki sandalyede bu güneşi yaptı. Akşam batan, yani uykuya çekilen bir güneşmiş. Ortadaki turuncu daire, etrafındaki dalgalı sarı hare, uzunlu kısalı ışın çizgileri, kapalı gözlerin verdiği uyku anlatımı ve yanakları işaret eden yuvarlaklar. Gerçek yaratıcılık böyle bir şey işte. Geçen hafta Atina'da müzede sanatçıların eserlerini seyrederken bunu düşünüyordum. İnsan içindeki yaratıcılığı neden kaybeder? Hangi ressam olduğunu hatırlamıyorum ama bir ressam ne güzel söylemiş (hatırladığım kadarıyla) 'İçindeki çocuk yaratıcılığını yetişkinliğinde de kaybetmeyenler gerçek sanatçılardır' Ne kadar doğru. Sevgiler benden size kocaman.

19 Ekim 2015 Pazartesi

Son dönem merakım

http://www.sesamestreet.org/parents/theshow/behindthescenes/htd-cookie
Son dönemde neye merak saldım biliyor musunuz? Çizime. Fena halde figür ve illüstrasyonlar yapasım var. Hep Flow Dergi'den oluyor bunlar biliyorum. Bu akşamdan tezi yok denemeler yapacağım. Defniko'nun online İngilizce kitaplarında süper stilize çizimler var. Bir de onlar tetikliyor beni. İlk denemelerimi onlara bakarak yapayım bakalım neye benzeyecekler. Bardağın yavaş yavaş suyla dolması gibi insanın bir şeye merak salması. İçinizdeki ilgi arttıkça bardak doluyor ve o taşma noktası ise insanın harekete geçme anı. Sonuçlar paylaşılası olursa paylaşırım sizinle de. (Üstteki görselin orjinaline ulaşmak için lütfen üzerine tıklayın)