Dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2018 Perşembe

42 yıllık fincanlar

42 yıllık fincanlar... Annem Sağlık Meslek Yüksek Okulu'ndan mezun olunca, mecburi hizmet tayini Mardin'e çıkmış. Bir süre Mardin'de görev yapmış. Çiçeği burnunda bir hemşire olarak aldığı ilk maaşıyla kaçak getirilen bu fincanlardan satın almış. Şimdi 3 adet var elimizde. Anneannem saklamış. 2017 sonunda da annem bana getirdi fincanları.
 Ben de geçen hafta sonu evde minik bir dekor yapıp fotoğraflarını çektim.
 Öyle zarif, öyle minnoş ki. Koca bir dönem evlerde kahveler bu fincanlarda içilmiş.  
Bir diyeceğim şey de şu ki, bu beyaz pamuk minnak çiçeklere bayılıyorum. Ne kadar zarifler. Çiçekçilerde ana çiçek olarak değil de, demetleri süsleme amaçlı figüran çiçek olarak kullanılmalarına razı değilim.
Ve son olarak, demek taa 42 yıl önce bile Çin'den geliyormuş her şey. Ne Çin'miş demek geliyor içimden. İpek Yolu ile başladıkları ticarette ülkeler hala Çin'den gelen akışı nasıl durduracaklarına kafa yoruyorlar.

11 Ekim 2017 Çarşamba

OVE adında bir adam

Bir tanıdığım çoğaltıp vermişti bu çiçeği. Kendi evindeki saksıdan bir dal almış. Suda çimlendirmiş, sonra da bendeki saksıya ekmişti. Şimdi salkım saçaklı bir güzel oldu. Bayılıyorum böyle yukarılardan dökülmesine.

Bir evin dekorasyonu için bitki şart bence. Yeşillik yoksa güzellik yoktur :) Aslında bu aralar bir Koçtaş'a uğrayasım, bitki reyonunu gezesim var. Pachiram öldüğünden beri yeri çok boş kaldı. Yeni bir ağaç/bitki istiyorum. 
 Büyük mumlar burada daha iyi
Ve gün geceye döndü
Dün gece hem ağladım, hem güldüm. Muhteşem bir film izlemek isterseniz eğer, size önerim hemen üstteki fotoda. Sevmek, sevilmek, kazanmak, kaybetmek ve yalnızlık üzerine çok etkileyici bir film. Lüüüffen seyredin :) 

9 Ekim 2017 Pazartesi

Kış kapıda

Kış bu sene nazlı nazlı geliyor. Aslında bu duruma itirazım yok. Hala ara ara sıcacık geçen günler içimi ısıtıyor. Açık havada daha çok vakit geçirebiliyoruz ama artık şundan eminim; kışı da çok seviyorum ben. 
Sonbahar-kış mevsimlerinde doğaya daha yakın oluyorum sanki. Ağaçların, bitkilerin, kuşların sesleri daha bir duyulası hale geliyor. Doğa daha çok şey veriyor. Geçtiğimiz cumartesi günü etraftan topladığım bitkileri bir vazoda bir araya getirdim. Biberiye, göknar, leylandi, ilex, Japon akçağacı, ortanca ve isimlerini bilmediğim 4-5 çeşit bitki daha. Bunlar nasıl güzel şeylerdir. Evin havasını değiştirdi.
Hafta sonu 2 de mum aldım kışa hazırlık. Titrek bir mum ışığı tüm kış gecelerine lazım bişidir :) 


Bundan sonra geceleri başrolde pofuduk terlikler, yumuşacık battaniyeler, tarçın-karanfilli çaylar, güzel filmler, müzikler var ama herkes için başta sağlık diyelim. İyi haftalar herkese.

25 Şubat 2016 Perşembe

5 gün önce

Laf atmak istedim size biraz, 5 gün öncesinin fotoğrafı bahane olsun :) Aslında size yazmak istediğim farklı konular var ama bir türlü sıra gelmedi onlara. Neyse, sırası gelince yazacağım. Şimdilik ufak  bir selamla idare ediyor ve kaçıyorum. Gerçekleşmesini dilediğiniz ne varsa sizin olsun. Kucak dolusu sevgiler.

9 Aralık 2015 Çarşamba

Üzerlik

Hani bazı sembol nesneler vardır. Bir döneme aittirler. Bu üzerlik mesela. Dili olsa ve konuşsa, benim çocukluğumu başından sonuna anlatır satır satır. Çocukluk evimin nadide duvar aksesuarıdır. Yazları benim de çalıştığım babamın muayenehanesinin en güzel süsüdür. Nazarlık diye asarlar bunu ne hikmetse. Biz şeklini sevdiğimizden (ve muhtemelen ilk hediye olarak geldiğinden) asmaya başlamışız. Hediye edilecek hiçbir şey yokken Anadolu insanının bitkiyi kurutup ipe dizmesinin, el emeği hediye fikrinin, o eşsiz güzelliğinin, zarafetinin eseridir.
Benim canım annem, melek annem bulmuş bir yerden göndermiş. Ah annem ah!

7 Aralık 2015 Pazartesi

Tabağımda kar var :)

 
 
Duvardaki tabaklarıma bir yenisi daha eklendi :) Kuşlarıyla kitap okuyan kız şimdi karlarıyla kitap okuyor. 28 Kasım'da Secdus'da yılbaşı atölyesini yaptığım gün, Secda'nın yeni yılbaşı koleksiyonu çıkalı daha birkaç gün olmuştu. Secdus'da sizi yine birbirinden güzel fikirler ve birbirinden güzel desenler bekliyor. Yolunuz henüz düşmediyse yakın zamanda düşürün ve yakından bizzat görün.
Hiç beklemediğim bir anda bu güzel hediye ile beni mest eden bir tanecik Secda için ne yazsam az. Güzel insanlar ve güzel kalpleri iyi ki yanımızda-yakınımızdalar. Herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum. Kocaman öpücükler.
 


16 Kasım 2015 Pazartesi

Sarıyı sevdirenler

Sevmediğini sandığı bir şeyi sevmeye başlayınca zenginleşiyor insan. Sarı renkle aramdaki ilişki gibi mesela. Hiç sevmedim sarıyı, göremedim, hissedemedim. Sarı çekilsin de ardındakini göreyim istedim hep. Taa ki bu ağaç ve bu sandalyeye kadar. Şimdi sarıyı, özellikle de turuncu ve kahve ile biraz iç içe geçmiş halini çok seviyorum. Bu genç çınar ve bu tatlı sallanan sandalye sarıyı keşfetmemi sağladı.
Cumartesi günü yaprakların arasında sarı terapi yaptım kendime, kitabımla birlikte. Yastık kılıfını Bursa'nın Çukurcuma Köyü'nden bir tezgahtan yatak başı olarak almıştım. Böyle diktirip yastık kılıfına çevirttim.
Kitabım cumartesi gecesi bitti. Pek güzel. Daha önce adını duymadığım bir yazardı. Yeni keşfettim. Güzel bir kitaptı. Su gibi aktı.
 Altımda yüzlerce yıldız
  Şu yere dökülen yapraklar hiç çürümese, hep kalsa yerde öyle.
 Üstteki fotoya aşık oldum


 Cup of luck, why not?
 Çayın ardından kahve ile cila
Mis gibi bir hafta sonu idi, mis gibi bir pazartesi gününe uyandık. İyi haftalar hepimize.

6 Ekim 2015 Salı

Selina Lake ile 'Winter Living / Kış Yaşamı'

Hayattaki en değerli şeylerden birisi ne biliyor musunuz? Etrafına ilham veren insanlar! En azından benim için bu böyle. Yeni bir ilham kaynağı bulduğum zaman günlerim, gecelerim ve hatta uykularım bile değişiyor. Bu insanlar bize yeni pencereler, yeni tatlar getiriyor. Peki onları bulmak kolay mı? Bence değil. Bulmak için aramak ve emek vermek gerekiyor. Selina Lake instagramda takip ettiğim bir dekorasyon stilisti. Daha önce birçok kitabı olmuş. Benim yolum kesişmemişti. Geçenlerde şu meşhur kitapçı Minoa'ya gittim. Ayda'nın alıp sayfasında paylaştığı 'Winter Living / Kış Yaşamı' kitabını sordum. Şansıma varmış ellerinde. Ayda'nın paylaşımından önce bu kitabın orada satıldığından haberim yoktu (Çok teşekkür ederim Ayda'cım) Nedir ne değildir diyerek aldım kitabı. O akşam üzeri oturdum başına ve yatmadan önce bitirdim. Bitirdim derken, bu tarz kitaplar biliyorsunuz roman gibi değil. Bol fotoğrafı ve tadı damağımda kalan kısa tatlı anlatımları vardı. Dolayısı ile su gibi aktı. Doyamadım.
Karı, kışı, soğuğu ve onlarla yoğurabileceğimiz günleri öyle tatlı anlatmış ki, şimdi kışı nasıl bekleyeceğim bilmiyorum (ve ben kışı pek sevmem aslında) Dekorasyon, doğadan gelenler, iç mekan ışıklandırmaları vb diyerek sayfaları çevirdikçe masal gibi geldi bana tüm anlatım. İçimi bir huzur kapladı.
 Tavsiye eder misin derseniz, kesinlikle!
O günden bu yana da akşamları elime alıp ufak ufak çeviriyorum sayfaları aralardan. Çok özenli, çok hoş. İnsanın tüm duyularına hitap eden bir kitap. Ve tabi okuduktan sonra sonbaharı ve kışı karşılamak için yapılabilecek ufak tefek değişiklikleri düşünüyorsunuz yavaştan yavaştan :)

10 Eylül 2015 Perşembe

Craft odamda ufak bir dekor değişikliği

Geçen hafta sonu cumartesi günü ufak bir dekor değişikliği yaptım. Evde bu tarz ufak tefek değişiklikler insana iyi geliyor, mekan tazeleniyor. Camın önündeki masayı bu rafın altına aldım. Tekerlekli mavi raskog rafımı sola, daha önceden rafın altında duran koltuğumu da sağa çektim.
Daha önceki hali böyleydi.

Masayı camın önünde çok seviyordum açıkçası. Direkt ışığa karşı oturmak, gökyüzünü görmek güzel. Diğer taraftan, şimdi rafımı daha verimli kullanabiliyorum. Biraz böyle kullanayım bakalım nasıl olacak.
Sırada şu solda duran ilham ağacım var. Üzerindekileri değiştirmek istiyorum fırsat buldukça.
Çok çok selamlar herkese.

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Tereğimin sarmaşıktan kahkülü :)

Bugün yazılarım bombardımana dönüştü ama elimde hoşunuza gideceğini düşündüğüm malzeme biriktimi bekletmeden sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz cumartesi de en sevdiğim minik sarmaşıktan topladım iki dal ve tereğimin üstüne minik ama ağır bir vazo içinde yerleştirdim.
Öylece yerleştirince alından sarkan kahkül gibi oldu :) Öyle tatlı minik yaprakları var ki! Mümkün olsa evimin dış duvarlarının tamamını bu sarmaşıkla sardırırdım. Soldaki 3 tabak birer ikişer TL'ye çeşitli bitpazarlarından.
 Yaprakların güzelliği
Minnoş demlik koleksiyonum :) Çok seviyor onları ben :) ibeking marka olanları tanımışsınızdır. Menekşe rengi ve yeşil olan Antalya'da bir eskiciden, krem rengi olan Bomonti bitpazarı, ön sırada ortada olan Eyüp bitpazarı, ön sıra sağ baştaki Dolapdere bitpazarı. O dosyayı görmüş olanlarınız vardır belki içinizde. Evim Dergi Ocak sayısında bitpazarlarını anlatan bir yazı yazmıştım dergi okurları için. (Burada)  En öndeki minik çay takımı seti ise kardeşimin Tayland'dan getirdiği ve aklımı yerinden, gözlerimi yuvalarından oynatan bir hediye :)
 En öndeki anne-çocuk kavanoz geçen hafta yaptığım ve size burada anlattığım kızılcık marmelatlarım.
 Lavantasız (ve kaktüssüz) bir köşe yok sanırım bizim evde :)
 Sol üstteki emayeler yine çeşitli bitpazarı ganimetleri :)


İşte böyle. 2 dal sarmaşık bile bir heves ve mutluluk veriyor insana.
Ev içinde yeşili çok seviyorum.
Siz de sever misiniz?