Teraryum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teraryum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2015 Salı

En minik saksı

Bu minik saksıyı teraryumlarımın içini dekore etmek için almıştım bir süre önce. Geçen hafta içine en minik bitkimi ekip teraryumun içine değil de, cam önü kaktüs köşeme yerleştirdim. O kadar minik ve o kadar tatlı ki, yemek felan geliyor içimden.
 Arkada büyük abla ve abiler var :) (Yeşil domates araya karışıvermiş, yeri orası değil :))
 En minik ikili yanyana. Sağdaki mozaikli kupa saksının hikayesini burada anlatmıştım.

Her akşam eve gidince bir yokluyorum. İnşallah minik bitkim yaşar yeni yerinde.

9 Nisan 2015 Perşembe

Sarmaşık aşkı ve pachira

 
 
Bazı şeyler belki sürekli gözünüzün önündedir ama o şeyleri fark etmek için bir 'an' gerekir. Şu solda gördüğünüz sarmaşık ile aynen bunu yaşadım. Hergün önünden geçiyorum bu güzelliğin ama ne kadar güzel olduğunu ancak merak edip çok yaklaşınca fark ettim. 2 dal alıp bu büyük vazoya yerleştirdim ve şimdi seyretmeye doyamıyorum. Sayfama ilk defa denk gelip sağdaki objeleri merak edenler varsa eğer, onlar 2 ay kadar önce yaptığım teraryumlarım. Hikayesi burada.

Sarmaşık ve teraryum demişken 'pachira'yı atlamak olmaz. Anlatmaya çalıştığım bitki aşkı, iç mekan bitkilerini sevmeyen veya fazla ilgi duymayan birine (mesela 1 sene önceki ben) çok bir şey ifade etmiyor olabilir ama akşam eve varınca tek tek uğradığım bazı sevgi duraklarım var. Bunlar bana yaşama sevinci ve mutluluk veriyorlar. Örgülü gövdesi ile bu bilge ağaç 'pachira'da bu duraklardan bir tanesi.


19 Şubat 2015 Perşembe

Teraryumlarım

Bundan 2-2,5 (belki 3) ay önceydi. Cadde'de arkadaşlarımızla yürüyüş yaparken bir ara Paşabahçe mağazasına girdim ve bu teraryumları gördüm. 3 farklı modeldiler (Bunlara ilave olarak bir de piramit şeklinde bir model vardı) O gün bunları çok beğendim ama yürüme halinde olduğumuzdan ve elime yük yapmak istemediğimden, alsam mı almasam mı diye diye almadan çıktım ama aklımda fena yer ettiler. Uzun zamandır bir teraryum yapma niyetim vardı ve bunlar çok sitilize fanuslar. Böylece bir süreliğine aklımdan çıktı ve birkaç gün önce bu konuya geri dönmeye karar verdiğimde hemen hemen hiçbir yerde kalmadıklarını gördüm. Ev şeklinde olanı İstanbul'un bir ucundaki Paşabahçe'den, kübik olanı diğer ucundakinden ancak buldum ve piramit olanı hiçbir yerde bulamadım. Neyse, uzun lafın kısası hazırlıklarımı yaptım ve geçenlerde başına oturdum. Kaktüs toprağı, taşlar, dibine sermek için föy, kaktüslerim ve sukulentlerim ile birlikte oturduk başına.

Kübik olana 3 kaktüs, 2 de sukulent ektim. Sukulentlerin biri salkım sukulent ve melek figürlü minik bir saksıda. Birisi minik bir şirin, diğeri de flamingo olmak üzere 2 de figür ekledim. Minik taşlar ve tarçın çubukları ile de dekore ettim.  Özel kaktüs toprağını Koçtaş'tan aldım. Taşları 4 yaz önce Defniko ile Datça'dan toplayıp getirmiştik. Kısmet bugüneymiş. Böyle bir işe girişecek olursanız, mutlaka bir maşa kullanın ki iğneler elinize batmasın.
Sağda da diğer ev şeklindeki teraryumu görüyorsunuz. Buna Ayda'cığımın hediye ettiği kaktüsü ektim ve minik bir de kaplan figürü yerleştirdim. İşte böyle, bahçe işlerini ve yeşilin her türünü zaten çok seviyorum ama bu minik iç mekan bahçeleri de ayrı bir heyecan oldu benim için. Zaten evde neredeyse 30 civarı kaktüs ve sukulentten oluşan bir dikenli bahçem var. Çok tatlılar. Önümüzdeki birkaç ay içinde kısmetse evimizde bir iç mekan çekimi olacak ve bir dergiye yer alacak. O zaman tüm detayları görebileceksiniz. İlerleyen haftalarda bilgi vereceğim bu konuda. Sevgiler herkese (ve etrafta kar varsa tadını çıkarmayı unutmayın)