Geçenlerde bir ara yolum Şişli Harbiye dolaylarındaki Galeri 77'ye düştü. Renklerden paralize oldum yine. Ben aslında Pendik Kaplan'cıyım. Orası çok büyük, geniş ve bol çeşit var (Her türlü tuhafiye malzemesinde) Diğer taraftan, Galeri 77 de yakınlar arasında en kapsamlısı.
Şu renkler çok minnoş değil mi?
2017 Şubatında parmak örgüsü ile herhalde 20'ye yakın boyunluk yapmıştım. (Biri de yukarıdaki) Fotoğrafta gördüğünüz boyunluğun ipi olan Alize Country'lerden aldım 4 tane. Bu arada merak edenler buradaki yazıma göz atıp boyunluk yapımını görebilir. 4 ipin ikisini o gece yaptım ama kalan 2 boyunluğu da bu gece yapacağımmm. Çok mutluyum bunun için :) Sizlere iyi hafta sonları.
(Bu yazı daha önce paylaştığım bir yazıydı ama ilave fotoğraflarla tekrar paylaşıyorum)
Geçtiğimiz hafta sonu Bursa'nın Reyhan Pazarı'na yolumuz düştü. Başka yere varmak için Pazar'ın içinden geçerken sağda solda bir sürü yüncü olduğunu fark ettim ve işleri güçleri bitirip dönüşe geçtiğimizde hemen hepsine girdim. Raflarda Alize'nin 'Country' adını verdiği bu ipler dikkatimi çekti. Önce şiş veya tığla örülüyor sandım ama yumak kağıtlarında parmak örgüsü yazdığını görünce denemek üzere beğendiğim renklerden aldım birer tane. Parmak örgüsü, iki elin 3'er veya 4'er parmağının şiş gibi kullanıldığı pratik bir teknik. Altta Alize tarafından hazırlanmış videoyu görebilirsiniz.
İlk bakışta karışık gibi gelebilir ama bir kere yapınca çok kolay bir teknik olduğunu göreceksiniz. Bir yumakla bir boyunluk yapılıyor ve ilk deneme değil ama ikinci ve sonraki denemeler maksimum 15 dk sürüyor.
Önce bu pembeyi yaptım. İlk deneme olduğu için hataları var ama ilkinden sonra çok daha muntazam oluyor.
Pembe kızıma, sağdaki eşime
Fotolardan bir şey anlaşılmıyor çünkü karanlıkta çektim ama o kadar güzel ve yumuşaklar ki. Sıcacık tutuyorlar.
Bu modelde 10 ilmek var. 12 yaparsanız daha sık, 8 yaparsanız daha bol oluyor. 6 falan yaparsanız zaten 2 kere dolarsınız boynunuza. Bu yumakları en düşük 6,5, en yüksek 8 TL'ye buldum. Ara fiyatlarda da satılıyor. Çok ideal bir hediyelik. Düşünsenize, 7 TL'lik bir ipten başka bir şeye ihtiyacınız yok (şiş ve tığa bile) ve bir yumaktan bir boyunluk çıkıyor :) Sevgililer günü de geliyor. Sonra vay efendim bize sevgililer günü için bir fikir bile vermedin, bir yol göstermedin... demeyin, anlamam :)
Toplam sanıyorum 13 tane boyunluk yaptım. Hepsinin sahibi belli. Bu üsttekini bu sabah sahibine teslim ettim bile :) Bunu benim 10 parmağında 10 marifet olan, yetenekli, insana ilham veren can arkadaşım Ayda'cığım için yapmıştım. (Bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama kendisini IG'de cafenohut olarak bulabilirsiniz) Sabah erkene planladığımız kahvaltı programına üzerinde yeşil triko ile geldi :) Trikosu ile boyunluğu nasıl uydu anlatamam.
Bu üstteki kardeşime
Sarıdan toplam 3 tane yaptım. Defne'ye ve çok sevdiği ikiz arkadaşlarına
Üsttekinden de toplam 3 tane yaptım, biri Defne'ye ve diğer ikisi çok sevdiği iki kankasına. Defne arkadaşları ile takım olmayı çok seviyor.
Üsttekini kendime ayırdım
Üsttekinden de iki tane yaptım. Biri eşime, diğeri kız kardeşimin eşine (Maksat bacanaklar takım olsun :))
Bu griyi Defne kendine yaptı. Son sıranın kapaması hariç ben elimi bile sürmedim :) Bir de burada fotoğrafı olmayanlar var ama onların fotoğraflarını çekme imkanım olmadı. Kendi yaptığın ve güncel hayatta kullanım alanı olan, bir ihtiyaç gideren bir şeyi hediye etmek güzel bir his. Bu arada koca bir haftayı da devirdik. Güzel bir hafta sonu diliyorum herkese.
Siz de gördünüz mü? Nasıl sevdim bu fikri. Dev yumaklar ve dev şişlerle sıcacık battaniyeler. Tabii ki Türkiye'de henüz malzemeleri yok ama peşindeyim. Bulup yapacağım kısmetse. Şişlere zaten gerek yok çünkü aslında çıplak kol üzerinde örülüyor bunlar. Asıl mesele bu dev yumakları bulmakta.
Yapmasına yapılır da, bizi uğraştıracak olan konu yazın bu koca battaniyeleri kaldıracak yer bulmak :)
Halı bile olmuş :) Görselleri şu siteden aldım, çok daha fazlası o linkte.
Yeşili de ayrı sevdim. Çok güzel yahu...
Kolla nasıl yapıldığını görmek için üstteki videoya bakabilirsiniz ve eğer bu yünden bulursanız lütfen bana da haber verin. Bulunca benim de haber vereceğim yerler var, beraberce başlayacağız kısmetse :)
Fotoğraftaki kılıfın ağzında gördüğünüz 2 köşeli minik metal cüzdan aparatını Pendik Kaplan'dan almıştım. Ben bu cüzdanı yaparken, Defne de bu minik boyla kendine bir şeyler yapar diye düşünmüştüm ama Defne için fazla zorlayıcı bir çalışma olduğu ortaya çıkınca metal ağız boşta kaldı. Öyle olunca, bu metal ağzı kullanarak, tığlarım için bir kılıf yapma fikrinden hareket ederek fotoğrafta gördüğünüz ince kılıfı yaptım.
10 zincir çektim ve üzerine sık dikişle devam ederek yaklaşık 34 cm uzunluğunda ince uzun bir şerit ördüm. Uzunlamasına ortadan katlayıp (böylece toplam uzunluğu yaklaşık 17 cm oldu) yanları iğne ile, bitime 2 cm kalana kadar diktim. Bu tarz işleri yaparken sürecin farklı aşamalarında farklı fikirler geliyor insanın aklına. Mesela bu ince uzun şeridi örerken farklı saç bandı fikirleri geçti gözümün önünden. Belki onları da denerim.
İki yanı iğne ile dikince ağız olmasını planladığım uca bu metal aparatı oturtarak misina ile diktim. Burada anlattığım cüzdanın aksine, buna astar eklemedim. İç hacim zaten dar olduğu için astarla daha da daraltmak istemedim.
Sonra üzerlerine iki minik yuvarlak çiçek ekledim. Aslında bunları tam çiçek formunda yaptım ama bu minik kılıf için fazla büyük kaldılar. O nedenle yaprakları sökerek bu şekilde uyguladım. Çiçekleri silikonla yapıştırdım.
Bu metal ağzı oturtmak, basit denebilecek bu uygulamanın en vakit alan kısmı. Önce iyice yerleştiğinden emin olup sonra dikiş aşamasını itinayla tamamlamak gerekiyor.
Kalınlık böyle. Fibra Natura Coton marka ip ve 3 numara tığ kullandım.
Bu arada, geçtiğimiz hafta sonu Bursa'daydım ve oradayken bana heyecan veren bir keşfim oldu. İlk fırsatta onları da derleyip yazacağım size. Şimdilik güzel, verimli ve huzurlu bir hafta dilerim herkese. (Bu arada havalar biraz yumuşadı ve ışığımız biraz arttı değil mi? Çok şükür)
Ne ördüm bu hafta sonu, ne ördüm. Sanki sol el işaret parmağımda hala ip sarılıymış gibi hissediyorum. Bu motifin adı 'Afgan Gülü' imiş. Nasıl beğendim anlatamam. Kızımın tenis arkadaşının annesi '1001marifet Fatoş Hn' öğretti bu modeli :) Kızlar tenis oynarken ve biz anneler de cafede kızlarımızı beklerken öğrendim. Çok hoşuma gitti. Sanki gerçek çiçekler... Yumaklarımın renkleri de iyi gitti bu modele. Tığ 3 numara, iplik Fibra Natura Coton (Pendik Kaplan'dan)
(Anlatmaya kalksam becerebilir miyim acaba?) Merkez 2'şerli 8 britten oluşuyor, brit aralarında 2 zincir var. 2. sıra ise araları yine 2 zincirli 3'er brit. En dış sıra ise yine araları 2'şer zincirli (elinizin bolluk sıkılığına göre 3 zincir de çekebilirsiniz) 2'şer brit ama ikiz britten bir yana geçerken zincir çekilmiyor. Üst sırada, yani taç yaprağı gibi görünen kısımda 7 brit var. En dış sıra ise sık dikiş.
Bunlardan bunting de olur diye düşünüyorum ama asıl düşüncem, üst foto sağ alt köşedekini kot ceket üzerine aplik yapmak. Güzel durur sanki.
Evde bardak mesaisi daha fazla olacak bundan sonra besbelli :)
Hafta sonu bir de bu üstteki modeli öğrendim ve birkaç adet ördüm. Bu da çok keyifli bir model. Size burada ve burada anlattığım hırkamı bitirdikten sonra bir de çanta yapacağım bu motiften ama geçtiğimiz hafta sonu asıl başka bişi yaptım ki akıllara zarar :) Güzel bir fotolayabilirsem paylaşacağım. Herkese iyi haftalar diliyorum. Salıdan sonra kar geliyormuş. Aman dikkat!
Yılın son günleri hep böyle oluyor bana. İçimdeki yazma isteği dolup taşıyor. Fırsat buldukça da yazıyorum ufak ufak. Aralık ayı benim için bol keşifli geçti. Yeni şeyler öğrendim, henüz öğrenemediklerimi ise sıraya koydum. Şunu baştan belirteyim. Ben kağıtçıyım. Benim dünyam kağıt. Hatta buralara yeni uğrayan ziyaretçilerim belki bilmezler; bir zamanlar en büyük hayalim olan ana malzemesi kağıt olan yaratıcı fikirler üzerine hazırladığım kitabım 'Kağıttan' 2014'te raflarda yerini almıştı. Kağıtlarımı, birbirinden güzel malzemelerimi bir kenara bırakmış değilim. Diğer taraftan, yeni şeyler öğrenmek enerji veriyor bana. Bir tür zenginleşmek gibi geliyor. Gibisi fazla aslında. Yeni şeyler öğrenmek zenginleşmektir. Nokta. :) Yeter ki ellerim meşgul olsun. Benim için en büyük mutluluk ellerimin meşguliyeti sanırım.
Aslında 2017 için aklıma koyduğum ilk uygulama tığ işi hırka yapmaktı ama hızlıca ördüğüm motifler kendiliğinden şal şeklini aldı ve öylece kalmaya karar verdiler. Öyle olunca sizlere burada anlattığım şal 2016'nın en son uygulaması oldu ve tamamlandı. Hemen ardından hırkaya yeniden farklı iplerle tekrar başladım ve üst fotoda gördüğünüz noktaya kadar getirdim. Bunlar ön kanatlar. Fotodan bu yana 3- 5 tane daha yaptım sanırım. Tahminime göre Ocak ayı içinde hırkam tamam olacak. İp Alize Lena Gold. Tığ 3 numara. Dolayısı ile 2017'nin ilk projesine granny square motifli hırka diyebiliriz.
2017'nin ikinci projesi ise bu nakış çalışması olacak. Kitap Suzan Bates'in 'Modern Nakışlar' isimli kitabı. Tuva Yayıncılık'ın yayımladığı ve bana da set olarak hediye ettiği kitaplar arasında idi. Gerçekten çok güzel nakışlar var kitapta. Ben bu modeli seçtim. Solda Suzan Bates tarafından tamamlanmış halinin fotoğrafını görüyorsunuz. Sağda ise grafiği mevcut.
Nakış ipliklerini Pendik Kaplan'dan aldım. Sadece cumartesi günleri gidebiliyorum. O ne kalabalık yarabbi! Sanırsın cumartesi öğle saatlerinde Eminönü yokuşlarındasın. Dirsek dirseğe millet. Ama çok güzel şeyler var. Hafta içi gidebilsem takılırdım uzun uzun (Hafta içi gidebilenler benim yerime de takılsınlar rahat rahat)
2017'nin 3. projesi ise bu tığ işi cüzdan. Kitap yine Tuva Yayıncılıktan çıkan ve Agnieszka Strycharska'nın hazırlamış olduğu 'Modern ve Klasik Tığ İşi Projeleri' isimli kitabı. Metal ağızları ezilmemeyi başarabildiğim bir cumartesi yine Pendik Kaplan'dan almıştım. Ufak ufak başladım. Motifi tam çıkarabilir miyim bilmiyorum. Artık sonuç ne kadar yaklaşık olursa :)
Üstteki yumakları bu projeyi düşünerek almıştım ama biraz kalın kaldılar. Bir sonraki gidişimde muhteşem renklere sahip farklı iplikler buldum. Fotolamamışım, o nedenle paylaşamıyorum ama bu modeli diğer ipliklerle yapacağım.
İşte böyle. 2017 başlarında kısmetse bu 3 proje ile haşır neşir olacağım ve aşama aşama sizlerle paylaşacağım. Düşündükçe heyecan duyuyorum. Önümüzdeki 3 gün içinde tekrar yazamazsam eğer, sizlere güzel bir yeni yıl, sağlıklı ömürler, huzurlu kalpler, kavuşulmuş hayaller diliyorum. Kendinizi sevmeye, neyseniz onu kabullenmeye, hayatı sindirerek yaşamaya gayret edin, edelim. Öpücükler.