Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2017 Pazartesi

Süs kirazı sarhoşluğu

 
 
Geçtiğimiz hafta sonu özlediğimiz bahar havasına kavuştuk. Dolayısı ile şöyle uzuuun zaman sonra ilk defa üşümeden kendimizi dışarılara atma imkanı bulduk. Nasıl tatlı güzel şey şu bahar. Hele de Nisan. Nisan bütün ayların kraliçesi midir acaba? Benim için şüphesiz öyle.
Bu muhteşem ağaç ile bir yerde yolunuz kesişiyor mu bilmiyorum ama bu nasıl bir güzelliktir.
 Site içinde uzun ince bir yürüyüş parkuru var. O parkur sağlı sollu bu ağaçlarla uzanıp gidiyor.
 Dün akşam, güneşin batmasına yakın bisiklete atlayıp yanlarına gittim.
 Ve güneş karşı sırtların ardına doğru yavaş yavaş çekilirken bol bol bu güzel ağaçları seyrettim. Seyrederken arada da fotoğraflarını çektim burada da paylaşabilmek için.

 Bu görüntünün içime verdiği coşkuyu tarif etmem mümkün değil.
 Güzel oldukları kadar naif ve kısa ömürlüler. Çabucak geçiverecek zamanları.

  Bu nasıl bir güzelliktir yarabbi


 Güneş açı değiştirdikçe fotoğraflardaki pembenin tonu da değişiyor.
 

 
 
Bu arkadaş da saz arkadaşları ile takılıyordu yukardaki gölette tatlı tatlı :) Bu arada 2 yıl önce tam bugün, 17 Nisan'da yine yazmışım kısacık bir süs kirazı yazısı. Buradan görebilirsiniz.

7 Mart 2017 Salı

Bahar çiçekleri

Bu aralar gözüm hep çiçekçilerde. Malum coştu tezgahlar. İstiyorum ki evde hep bi çiçek olsun.
Gerçi çiçek alışverişi beni en geren işlerden birisi :) Sıradan bir çiçek alışverişinde çiçekçi ile aramdaki tipik muhabbet şöyle:
-Şu demet ne kadar?
-Kaç demet alacan?
-Bir
(O arada çiçekçi kadın hızla yerinden kalmış, çoktan vazodan 3 demet çekmiş ve o üç demeti ıslak saplarıyla ellerime sıkıştırmaya çalışıyordur)
-Bir demeti ne yapacan yav. Al sana 3 demet 25 lira.
-Ben sadece tek bir demet istiyorum, dosdoğru tek demet fiyatı söyler misiniz lütfen.
-Al o zaman sana iki demet, ver hadi ver, 20 lira ver
(Ben arkamı dönmüş gidiyorumdur)
-Bana bak, al tamam hadi ver 15 lira...
-Al aha bunu, ver 10 lira madem...
(Ben iyice uzaklaşmışımdır artık)
Mırıldanmalar (Muhtemelen buradan sonra küfür devreye giriyor :))

Yani anlamıyorum. Neden sadece sorduğuna cevap vermezler ve neden başta illaki bir kazıklamaya kalkarlar? Bir demet çiçek almak istiyorum ama çoğu zaman 'alamıyorum' Her seferinde dayak yemiş gibi oluyorum :)
 Şu nergis ne kadar güzel kokan bir çiçek yarabbim. Eve girdiği anda köşe bucak nergis kokuyor.
  


Bu arada geçen hafta Secda'ya uğradım, yeni ne var ne yok görmek için.
Bu fincanı kapıverdim hemen.
 
Bahar gibi bir fincan. Bu arada, bu aralar yolunuz Secdus'a düşerse Lilo'yu da göreceksiniz. 
Nasıl tatlı ve masum bir şey yarabbim!
Her ne kadar çoktan salıya gelmiş olsak da yine de haftanın çoğu önümüzde.
O nedenle iyi haftalar herkese.

20 Şubat 2017 Pazartesi

Bahar yaklaşırken

Bu yazıyı güneşli bir günde yazacağımı sanıyordum. O nasıl güzel havalı bir hafta sonuydu yarabbim! Çok özlediğimiz güneşle azıcık da olsa hasret giderdik ve üşümeden dışarılarda oturabildik biraz. Bu sabahı da öyle hayal etmiştim ama ofise geldiğimden beri ışıklarım açık oturuyorum. Dışarda yağmur çamur, kış, kıyamet aynen devam. Sanırsın gece.
Geçen hafta cuma günü bahar çiçekleri aldım biraz. Nasıl güzeller. Ya bu dünyada çiçek diye bir şey olmasaydı.
 
 
Önümüzdeki haftalar için (bahar iyice gelip de bizi içerlerde iş göremez hale getirene dek) yeni fikirler seçeyim diye niyetlendim dün. Henüz bir şey seçemedim ama bu hafta seçeceğim. Kitaplar ve uçsuz bucaksız internet dolusu fikir var. Bu açıdan çok şanslıyız bence.

Geçen hafta amigurumi yapımını kurcaladım biraz.
Ufak çaplı bir iki amigurumi bebecik yapabilirim her an :)

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Hayalimdeki bisiklet

Durum kısa ve net. Gördüğüm anda vuruldum. Geçmişte görmüşüm bir yerlerde belli ki ve çok beğenmişim. Hiç hatırlamıyorum. Belki Amsterdam'dır veya başka bir şehir. Bu renkler, bu model bir şekilde vardı kafamda, hafızamda. Tchibo'da gördüğüm an siparişimi verdim. Yok böyle bir güzellik.
Bir önceki bisikletimi biraz hor kullandım, kabul ediyorum. Bisikletin en büyük düşmanı gece açık havada bırakmaktır. Çiğ, nem hatta bazen yağmur, kar hızla çürütür. İtiraf etmeliyim ki dışarda bırakmamak konusunda pek titiz olamadım. Bir de çok ucuza almıştım zaten, hemencecik dağılmaya dünden razıydı. Üstüne bir de geçen yıl bahar-yaz tepesinde aştığım kilometreler eklenince ister istemez hurdaya çıktı.
Tchibo'daki tek renk bu değil. Farklı ve yine çok güzel renkler de var ama benim favorim hiç tartışmasız bu oldu.
Aldığım günün ertesinde seyahate çıktım. Bir hafta kadar beni bekledi. Ama ondan sonraki 15 gündür her akşam turluyoruz sitede. Belki 60-70 km oldu kullandığım. Tam bahara denk gelmesi de ayrıca güzel oldu. Baharın cömertçe sunduğu onlarca güzellik karşısında şekil şekil poz verdik :)
 Evde bir sepetim var. Onu önüne monte etmeyi düşünüyorum.
Önünde ve arkasında, pedal çevirdikçe titrek bir ışık yayan kırmızı lambaları var. Hava kararınca çok sevimli görünüyor.
Almayı düşünenler için iki önemli bilgi. Birincisi ters pedal yapınca fren işlevi görüyor. Yani 'Dik yokuştan aşağı ayakta gidenlerdenim' diyorsanız unutun çünkü geri pedal anında etkili bir fren mekanizması görüyor. Bana sorarsanız ayrıca el freni kullanmak zorunda olmamak güzel bir konfor ama herkes tercih etmeyebilir.
İkincisi ise bu bir şehir bisikleti ve 3 vitesli yani çok farklı eğimler için çeşit çeşit vites ayarı yok. 1. vites bile bazen bizim yokuşlar için ağır kaçıyor ama bacak kası yapıyorum diye bakıyorum olaya :)
  Hemen her akşam çıkıp, hemen her akşam önünde poz verecek bir şeyler buluyoruz :)

Bazen molalarda eşlikçilerimiz oluyor :)
Tabi bu arada ben fotolarda sadece tek bisiklet paylaşıyorum diye tek başıma mı biniyorum bisiklete? Tabi ki hayıııır :) Çetenin tamamını burada görüyorsunuz :) Defü de 3 hafta önce büyük bisiklete binmeyi öğrendi ve dere tepe düz takılıyoruz hep beraber. Bisiklet özgürlük ve yaşama sevinci kaynağı. Herkese güzel, verimli huzurlu bir hafta diliyorum.

5 Şubat 2016 Cuma

Ne var ne yok?

2 gün hafif ısınıp da modumuzu değiştiren hava aniden yağmaya başlayınca, bahara kapıdan merhaba deyip arkamızı dönüp yürüyüp gitmiş gibi olduk. Sağlam yağıyor bugün. Akşama doğru sıkı bir keşmekeş bekliyor şehri ki şu an oturduğum yerden E5'i görüyorum. Saat daha 14:00 olmasına rağmen epey ağır akıyor. Bu akşam Kadıköy'e gideceğim.
Bahar şehre gelmeyince, aradım eskilerden bahar bahar fotoğraflar buldum ben de :) Şöyle gözümüz gönlümüz açılsın. Bu aralar işlerin yoğunluğu, yurt dışından gelen heyetler, yeni yılın planlamaları vb derken epey bir gömüldüm ofisteki işlerime. Vallahi baharı özledim ben iyice artık; kokusunu, renklerini, çiçeklerini, hareketliliğini, yaşama sevincini. Her şeyini! Şimdilik size güzel bir hafta sonu diliyorum. Sevgi ve selamlar hepinize.