17 Şubat 2015 Salı

Minik Evler Sergisi

Epeydir methini duyduğum ve merak ettiğim minik evler sergisine gittim. Sergi Sütlüce'deki Rahmi Koç Müzesi'nde. Gezdikçe ikna oldum ki, az bile duymuşum. Harika bir sergi bu.  19. yy ve 20. yy başlarından kalma minik evler koleksiyonerlerinden toplanarak bir araya getirilmiş ve bu geçici sergi ortaya çıkmış. 1800'ler ve 1900'lerin başlarında bu evler çok önemli bir mevzuymuş. Zenginlik ve statü göstergesiymiş ve sıkı durun, çocuklar kadar yetişkinler için de üretilirmiş. O dönemlerde hanımlar, çay saatleri bir araya geldiklerinde bu evler salonların baş köşelerine çıkarılır ve çaylar bu evlere karşı içilirmiş. Evler, içlerindeki eşyalar, temsil ettikleri ince işçilik muazzam. İmkanınız olursa bu sergiye çocuklarınızla birlikte gidin ama anneler olarak çocuklarınızdan daha çok beğenecek ve çıkmak istemeyeceksiniz. Rahmi Koç Müzesi zaten başlı başına özel bir yer. Bu sergiyi de ancak onlar bir araya toplardı.

Bu modelde 3 katlı bir evin çeşitli odalarını görüyorsunuz.  

Bir bölümde çay ve servis takımları ayrı sergileniyor. Tam anlaşılabiliyor mu bilemiyorum ama bunlar çooook minik. Mesela şu sağdaki demlik bir fındıktan biraz daha küçük.

Koleksiyonerleri o kadar iyi anlıyorum ki! İmkanım olsa bunları ben de toplamak isterdim. Çok güzel ve değerliler. Hem tarihsel değerleri hem de estetik değerleri çok yüksek. Şu mavi beyazlı takımı şimdi bulsam gerçek boyutlarda evime mutfağıma alırım.




Arkada asılı atlı tablo bir kibrit kutusu ön yüzü kadar ve çok gerçekçi.  

18.yy'dan bir sınıf. Çocuğun yerdeki çantasına bakar mısınız!  
 






Mırnavı unutmamışlar :) 

Çocuk odası. Soldaki yatağın altındaki de lazımlık. O bile düşünülmüş.  


Osmanlı kahvehanesi 

Yani şu koltuk takımına, ayaklı saate, goblen yastıklara bakıp mutlu olmamak elde değil.  

 

Küvet üzerindeki desenin güzelliği 

Çok güzel bir mutfak ve şu duvardaki kek kalıplarına yok artık diyorum :) 

Duvar kağıtları hemen hemen tüm evlerde var. Masa üzerindeki örtüler gerçek tığ işi. 

 
Yukardaki mutfak, yakın plan 
 


Çamaşır günü ve merdaneli makine :) 


Şu duvardaki tabakları görünce evin etrafındaki koruyucu cam kabine acaba kırılıyor mu diye bir tosladım :)


Ve hobi odasııııı :) Bu ev benim olabilir mi? 



Cafe :)  


Shht! Beyefendi çalışıyor :) 

Harika bir mutfa daha. Bu evler kişiye özelmiş ve kimin için üretiliyorsa o kişinin zevkini yansıtırmış.

Bebek odası ve 'kağıttan' balonları :) Sol duvardaki de bebeğin doğum sertifikası!!! Bir altta yakın plan almaya çalıştım.

Yok artık dedirten bir detay bu da. 



Bu evin bütün odaları yılbaşı dönemine göre dekore edilmişti. Masanın örtüsü, yerdeki halı, koltuk üstündeki minderlerin kaneviçe işlemeleri hep el yapımı ve gerçek sanat eseri.


Bilardo odası 

Bu mutfak üstteki üç fotonun ait olduğu evin mutfağı. Dediğim gibi yılbaşı zamanı ve hizmetçi fırına hindi atıyor. Figürinin hareket hali efektine bayıldım. Fırının kapağını açmış, hafif çömelmiş ve hindiyi fırına atmak üzere. Çok gerçekçi.

Tatlılar ve duvardaki bakır tavalar (Yoksa yerin muazzam karosu mu demeliydim? :))


 Burada bir 10 dk oyalanmış olabilirim.

Bebek odası 

Bebek odasının hemen yanındaki bebek banyosu 

Şu soldaki sandalyeden kendi evimin mutfağına istiyorum bir adet :) 


Şapkacı ve terzi 

 Hizmetçi evsahibine giyinmesi için yardım ediyor. (Arkadaki düğün fotosunu görmeden geçmek yok)

Musıkiii odamız :) 




 Telefonla fazla zoom yapınca netlik bu kadar


Sosisler, sucuklar, mantarlar, patatesler ve başka ne ararsanız 

Hamile bir kadın bebeği için alışverişe gelmiş. 

Houte Couture dükkanı ama önce korseler :) 

Porselenci 





İşte böyle bir sergi bu. Belli bir dönemin kıyafetleri, yaşam şekilleri, dekorasyon anlayışı ve birçok diğer bilgiyi bu sergide yaşıyorsunuz. Çok çok çok hoşuma gitti. Şimdi bu akşam, bunların üzerine bir dönem filmi seyretmek lazım. Şöyle kabarık etekli hanımlar, bastonlu ince paça beyefendiler, malikaneler vb vb vb... Ne iyi gider :)



13 Şubat 2015 Cuma

Karda piknik

Yine kar yağdı ve biz yine mutlu olduk. Başta kızım olmak üzere, ev halkı olarak karlı günleri çok seviyoruz. Etrafın o bembeyaz hali, pamuk pamuk yağan karı seyretmek, arada çıkıp kar üzerinde gezinmek, bunların hepsi senede hepi topu birkaç gün yaşayabildiğimiz güzellikler. Karın son taneleri de bu sabah itibari ile yok olsa da, 2 gün önce etraf bembeyaz olmuşken minik bir kar pikniği yaptık. Evim Dergisi Şubat sayısında karda piknik konulu bir bölüm vardı. Ondan da ilham alarak kahvaltımızı kar altında yaptık. Karın bambaşka bir büyüsü var bence.
 
Bu Vintage Coca Cola kutusunu aşağı yukarı 1 sene önce bir eskiciden almıştım. Evde üstünü sehpa ve içini de minik bir dergilik olarak kullanıyorum. Bu piknikte de sehpa olarak görev aldı.


İşte böyle... Geçen iki gün yağan bu kar herhalde mevsimin son karıydı :( Ama olsun, önümüz bahar, baharı da çok özledik ve dört gözle bekliyoruz.

16 Ocak 2015 Cuma

Kendin yap duvar çıkartması

Hani bazen ufak birşey edinirsiniz ve o ufak şey o kadar hoşunuza gider ki etrafı da ona uydurursunuzya, şu solda gördüğünüz minik bulut yastıkla tam da bunu yaşıyorum. (Bu yastığın hikayesini burada anlatmıştım) Aldığımdan beri bir orda, bir burda geziyor evin içinde. Kumaş deseni ile birlikte harika bir tasarım olduğunu düşünüyorum. Yastık son günlerde Defne'nin odasındayken ani bir kararla ve misina yardımı ile kızımın yatağının cibinlik çubuğuna astım ve etrafı ona uydurmak için minik kağıt bulutlar kestip çift taraflı bantla yatağın dayalı olduğu duvara yapıştırdım. Bu uygulama bulut sayısına göre yarım-bir saatinizi alabilir ve tek ihtiyacınız olan soft mavi kağıt, makas ve çift taraflı bant olacak. Çift taraflı bantı görünmeyen bir yerde deneyip duvar boyasına zarar veriyor mu diye de önceden test etmeniz iyi olacaktır. Defne'nin odası zaten yarı-kağıt bir oda oldu. Çok güzel kağıt aksesuarlarla donattım zaman içinde. Ara ara fırsat buldukça detayları paylaşacağım sizinle. Mutlu cumalar ve keyifli hafta sonları diliyorum sizlere.