1 Mart 2016 Salı

Geldi artık

 
Dün ilk defa baharın geldiğini hissettim. O büyük uyanış başlıyor :) Yeniden doğuş. Yılın benim için en keyifli zamanı. Bundan sonra her hafta yeni bir çiçek konuk olacak dünyamıza. İlk mimozalar başladı. Hiç sevmezdim sarıyı, bir tatlı sallanan sandalye ve mimozalardan önce. Şimdi ise sarı sevmeden geçirdiğim yılları telafi ediyorum.
Maviş bebeler :)



Muhteşem güzellik
Gezerken bir ara Defü'yle 4 yapraklı yonca aramaya koyulduk. Onu bulamadık ama her bir yaprağında kalp deseni olan bu muhteşem 3 yapraklı yoncaları bulduk. Gözlerime inanamadım :) Haydi bakalım, baharımız bol olsun bu yıl inşallah. Selam ve sevgiler herkese.

25 Şubat 2016 Perşembe

5 gün önce

Laf atmak istedim size biraz, 5 gün öncesinin fotoğrafı bahane olsun :) Aslında size yazmak istediğim farklı konular var ama bir türlü sıra gelmedi onlara. Neyse, sırası gelince yazacağım. Şimdilik ufak  bir selamla idare ediyor ve kaçıyorum. Gerçekleşmesini dilediğiniz ne varsa sizin olsun. Kucak dolusu sevgiler.

24 Şubat 2016 Çarşamba

Doyumsuz manzara

Nasıl doyulur ki bu manzaraya zaten! Şu güzelliğe bakar mısınız. Uçakları, uçak yolculuklarını ve o minicik kabin pencerelerinin sunduğu billur gökyüzü manzaralarını çok seviyorum. Henüz yolda olduğun ve hedef destinasyona ulaşmamış olduğun için, o kısıtlı ziyaret henüz başlamamış ve dolayısı ile bitmeye de başlamamıştır. Telefon kapalıdır. Kitap okumak, yazı yazmak, film izlemek, müzik dinlemek ve kendinle baş başa kalmak yapabileceğin yegane şeylerdir ki bunları seven biriysen yolculuk bitsin istemezsin. Güneş böyle karşıdan vuruyorsa gözlerin kamaşır hafiften ve hatta sulanır. Kristalli bir takı varsa üzerinde, güneşten yansıyan ışığın etkisiyle kabin içinde titrek renkli ışıldaklar oluşur. Kitabın zaten o seyahate özel seçilmiş ve hele bir de sürükleyici bir kitapsa (sürükleyici olmayan ama bitirilmesi gereken kitaplar ev kitaplarıdır, ancak diğerleri benimle yolculuklara eşlik edebilir) zaman nasıl geçti anlamazsın. Hele bir de acil çıkış kapabildiysen veya yan koltuk satılmamışsa içinden yükselen çığlığı zor bastırırsın :) Vazgeçemediğim ritüellerim var. Zaman içinde oluşan bu ritüeller neredeyse hiç değişmiyor. Mesela mini boy Pringles uçak yolculuklarımın temel taşıdır :) Normal günlük hayatımda hiç yemediğim bu ürünü yemeyi nedense hiçbir uçak yolculuğunda atlamam :)
Dün Hamburg'dan dönerken bu manzaraya bakıyordum. Bugün de bu yazıyı paylaşmak istedim sizinle. Seviyorum yol hali yazılarını. En sonuncu yol yazımı buraya yazmışım. Bu aralar sık sık yollarda olacağım. Alışmış kudurmuştan beterdir derler :) Küçükken babam öyle bir alıştırdı ki; kız kardeşim de, ben de kendimizi yolda bulur, dinler, sever olduk :) Allahtan ikimizin işleri de bol seyahat imkanı sunuyor ve sevdiğimiz bu halleri yaşama imkanını sık sık buluyoruz.

9 Şubat 2016 Salı

Karnaval

Cem Yılmaz'ın gösterilerine gidenler veya CD'den izleyenler bilirler. Cem Yılmaz hikayelerini anlatmaya mesela X'ten başlar. Sonra bağlantılar kura kura Y'ye, Z'ye, C'ye, L'ye atlar, bir dünya hikaye anlatır. Oradan buraya nasıl geldik derken, X'teki hikayeye geri döner. Sarmal sarmal ilerletir anlatımlarını. Bu kitap da aynen öyle bir anlatıma sahip. Bir akıl hastanesindeki herkesi tek tek, geçmişleri ve gelecekleri ile birlikte öyle inanılmaz şekilde ara noktalarda birbirine bağlayarak anlatıyor ki, şaşırıp kalıyorsunuz (Kitabın adı: Bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi). Bence bu kitap, yazarı için bir gövde gösterisi olmuş. Aklının, yeteneğinin ve anlatım gücünün zirvesi. Ayfer Tunç, hayatıma 2015'te girenlerden, daha doğrusu 2015'in bana kazandırdıklarından. Çok keyif alıyorum, zevkle okuyorum. Bu romanın ortalarında bir yerlere geldiğimde, internette bir şeyler araştırırken karşıma çıktı. Karnavalesk diye bir roman türü varmış ve bu roman o türdenmiş. Daha doğru ifade edilemezdi herhalde. Roman baştan sona tam bir karnaval.

Bu arada, zaman zaman bloğuma yazdığım kitaplar, muhakkak ki beğendiğim, farklı bulduğum ve keyif aldığım eserlerden oluşuyor (diğerlerini buraya hiç taşımıyorum bile) ama bu yazılarımı 'kitap önerisi olması' amacıyla yazmıyorum. Herkesin zevki çok farklı ve aynı kitap farklı kişilere farklı tatlar verebilir. Blogumda gördüğünüz kitapları denemek isterseniz bu detayı da göz önünde bulundurmanızı rica ederim :) Şimdilik selam ve sevgiler herkese.

5 Şubat 2016 Cuma

Ne var ne yok?

2 gün hafif ısınıp da modumuzu değiştiren hava aniden yağmaya başlayınca, bahara kapıdan merhaba deyip arkamızı dönüp yürüyüp gitmiş gibi olduk. Sağlam yağıyor bugün. Akşama doğru sıkı bir keşmekeş bekliyor şehri ki şu an oturduğum yerden E5'i görüyorum. Saat daha 14:00 olmasına rağmen epey ağır akıyor. Bu akşam Kadıköy'e gideceğim.
Bahar şehre gelmeyince, aradım eskilerden bahar bahar fotoğraflar buldum ben de :) Şöyle gözümüz gönlümüz açılsın. Bu aralar işlerin yoğunluğu, yurt dışından gelen heyetler, yeni yılın planlamaları vb derken epey bir gömüldüm ofisteki işlerime. Vallahi baharı özledim ben iyice artık; kokusunu, renklerini, çiçeklerini, hareketliliğini, yaşama sevincini. Her şeyini! Şimdilik size güzel bir hafta sonu diliyorum. Sevgi ve selamlar hepinize.

25 Ocak 2016 Pazartesi

Bahara kaç kaldı?

Geçen gün, dört bir yan karla dopdolu ve bembeyazken birden aklıma geldi. Bahara sadece 2 ay kalmış :) :) :) Benim için baharın başladığı gün 1 Nisan'dır. Ocak ayını da neredeyse bitirdiğimize göre demek ki yeryüzünün en sevdiğim kıyafetine bürünmesine sadece 2 ay kaldı. Ondan sonra gelsin çiçekler, böcekler, havada hoş bir koku, içimde tatlı kıpırtılar. Bahara olan aşkımı ve her kışın sonuna doğru iyice depreşen bahar özlemimi hakkıyla nasıl anlatabilirim, gerçekten bilmiyorum.
Geçen hafta sonu oturdum craft odamı derledim topladım ve tekrar dağıtmadan hemen önce birkaç kare fotoğrafını çektim. Ayrıca 2015 kitap karnemi çıkardım. Okuduğum her kitabı not ettiğim kitap günlüğümü güncelledim. 52 haftada toplam 56 kitap ve Flow, Kafa ve Kafka Okur dergilerinden oluşan en az 18-20 dergi okumuşum!! Her zaman çok okuyan biri oldum ama sanırım 2015 bu konuda rekor bir yıl olmuş. Haydi dergileri bir yana bırakalım, 52 haftada 56 kitap demek, her hafta en az 1 kitap demek :)

Aslında 2015'ten 2016'ya geçerken hem hoş, hem de çok iyi sonuçlar veren bazı aksiyonlar da aldım :) İmkan bulursam onları da ayrı bir yazıda anlatmak istiyorum.  Şimdilik kucak dolusu sevgiler.

19 Ocak 2016 Salı

Beyaz

Merhabalar! Nasıl gidiyor her şey? Bir 10 dk vakit buldum size yazmak için. Yeni yılın gelişini kutluyorduk en son derken yeni yılın ilk ayının sonuna doğru gelmişiz bile :) 31 Aralıkta da muhteşem bembeyaz bir battaniye vardı şehrimizde. Bu son iki günde de kartpostal gibi oldu ortalık. Camdan dışarı bakınca beyazın şiddetinden gözlerim kamaşıyor ve hatta hafifçe sulanıyor. Öylesine tek renk oldu ortalık. 2 gündür evden çalışmayı tercih ettim ama yarından itibaren şehrin dört bir yanında toplantılarım var ve bu nedenle çıkmam gerekecek. Şimdilik sağlıcakla kalın. Selam ve sevgiler hepinize.