14 Mart 2017 Salı

'Geçmiş bahar mimozaları'

Ne zaman mimoza mevsimi gelse, aklıma hep o film geliyor: 'Geçmiş bahar mimozaları'. Filmin ne konusunu hatırlıyorum, ne de oyuncularını. Aslında adından başka hiçbir şeyini hatırlamıyorum ama o ne güzel, ne hüzünlü bir isimdi. Sanıyorum TRT'nin tek kanal olduğu dönemdi.
Dört bir yan sarı mimoza ağaçlarıyla doldu. Doğa uyanmaya başladı işte yine. Nasıl hayranım bu uyanışa. Bugün hava yağmurlu, şehirde tam bir kaos, hava buz; ama baharı düşününce mutlu oluyorum yine de. Daha sırada neler var neler. Ne ağaçlar, ne çiçekler...
 O filmden midir nedir, hep hüznü çağrıştırıyor mimoza bana.
Mimozam ve mumum tam bir uyum içinde poz verdiler dün.
Mum gerçek bal mumu. Ataşehir pazarından almıştım.

Biz sabırla baharı beklemeye devam ederken, doğa da sabırla ağırdan almaya devam ediyor :) Olsun, bir şeyi büyük heves ve özlemle beklemek de güzeldir. Bekleyeceğiz. Bekleyip kavuşmanın hazzını taa içimizde hissedeceğiz.

7 Mart 2017 Salı

Bahar çiçekleri

Bu aralar gözüm hep çiçekçilerde. Malum coştu tezgahlar. İstiyorum ki evde hep bi çiçek olsun.
Gerçi çiçek alışverişi beni en geren işlerden birisi :) Sıradan bir çiçek alışverişinde çiçekçi ile aramdaki tipik muhabbet şöyle:
-Şu demet ne kadar?
-Kaç demet alacan?
-Bir
(O arada çiçekçi kadın hızla yerinden kalmış, çoktan vazodan 3 demet çekmiş ve o üç demeti ıslak saplarıyla ellerime sıkıştırmaya çalışıyordur)
-Bir demeti ne yapacan yav. Al sana 3 demet 25 lira.
-Ben sadece tek bir demet istiyorum, dosdoğru tek demet fiyatı söyler misiniz lütfen.
-Al o zaman sana iki demet, ver hadi ver, 20 lira ver
(Ben arkamı dönmüş gidiyorumdur)
-Bana bak, al tamam hadi ver 15 lira...
-Al aha bunu, ver 10 lira madem...
(Ben iyice uzaklaşmışımdır artık)
Mırıldanmalar (Muhtemelen buradan sonra küfür devreye giriyor :))

Yani anlamıyorum. Neden sadece sorduğuna cevap vermezler ve neden başta illaki bir kazıklamaya kalkarlar? Bir demet çiçek almak istiyorum ama çoğu zaman 'alamıyorum' Her seferinde dayak yemiş gibi oluyorum :)
 Şu nergis ne kadar güzel kokan bir çiçek yarabbim. Eve girdiği anda köşe bucak nergis kokuyor.
  


Bu arada geçen hafta Secda'ya uğradım, yeni ne var ne yok görmek için.
Bu fincanı kapıverdim hemen.
 
Bahar gibi bir fincan. Bu arada, bu aralar yolunuz Secdus'a düşerse Lilo'yu da göreceksiniz. 
Nasıl tatlı ve masum bir şey yarabbim!
Her ne kadar çoktan salıya gelmiş olsak da yine de haftanın çoğu önümüzde.
O nedenle iyi haftalar herkese.

27 Şubat 2017 Pazartesi

Yumurta başlığı

Tuhaf bir haldeyim. Sabahtan beri başım fıldır fıldır. Ayağa kalktığım veya hafif de olsa eğildiğim anda başım dönüyor. Üstelik birazdan Maslak'ta bir toplantıya gitmek üzere çıkmam lazım. İnşallah araba kullanırken olmaz bu baş dönmesi :(


Neyse, bu tatsız girişten sonra asıl konuya geleyim. Geçen hafta amigurumi denemelerine devam ettim. İlkini size burada anlatmıştım. Geçen hafta da yumurta başlığı (egg warmer) yaptım. Çok basit, son derece pratik bir uygulama. Elinize ayar kazandırmak için yapabileceğiniz güzel bir başlangıç projesi.
Sık iğnenin arttırma usulü ile çalışılması temelli bir uygulama.

Bu fotoğrafları çektikten birkaç dakika sonra tabağım elimden kaydı, tuzla buz oldu. Baharı hatırlatıyordu bana. Sultanbeyli bit pazarından almıştım ama kısmet. Ömrü bu kadarmış.

Bu arada bu uygulama TUVA Yayıncılık'tan çıkan ve Nicki Trench'in hazırladığı 'Kolay ve sevimli tığ işleri' kitabından... Nicki bunlara tutmaç olarak zincir değil de, kurdele dikmiş. Ben  etek ucu renginde zincir monte ettim. Herkese güzel bir hafta diliyorum.
 
 

23 Şubat 2017 Perşembe

Amigurumi deneme bir-ki

Amigurumi öğreniyorum bugünlerde. Sık iğnenin 'arttırma' ve 'eksiltme' yöntemleri ile genişletilip daraltılması esasına dayanan kolay ve eğlenceli bir elişi. Zaman zaman görüp merak ettiğim bir yöntemdi. Uzaktan bakınca zor gibi görünüyordu fakat bendeki Amigurumi kitabını karıştırıp birkaç video izleyince temel mantığını anladım. Bugünlerde, akşamları denemeler yapıyorum.
 Bu fotolarda gördüğünüz minik vazolar aslında birer küçük ayıcığın kolları olacaktı.
 
    Sonra birden gözlerim karardı.
 Aklım bahara kaydı :)
  Bir de baktım minik birer vazo olmuşlar :)
 Soldaki 1,5 sağdaki 2 cm yüksekliğinde
 İçine evdeki çiçeklerden attım minik birer tutam
Soldaki çiçek canlı olduğu için ölecek ama sağdaki kurutulmuş olduğundan olduğu gibi kalacak.
Soldakine de farklı bir kuru çiçek yerleştireceğim ki öylece kalabilsin.

İp Fibra Natura Koton marka, tığ 3 numara...
Bir sonraki amigurumi uygulamam belki gerçekten minik bir ayıcık olur :)
Alttaki minik çiçekli porseleni de Amsterdam'dan minik bir bitpazarından 1 Euro'ya almıştım.
Baktıkça oraları hatırlıyorum.
Bu haftayı da yarıladık. Yarın cuma, sonra ver elini hafta sonu :)
Güzel geçsin günleriniz.
 


20 Şubat 2017 Pazartesi

Bahar yaklaşırken

Bu yazıyı güneşli bir günde yazacağımı sanıyordum. O nasıl güzel havalı bir hafta sonuydu yarabbim! Çok özlediğimiz güneşle azıcık da olsa hasret giderdik ve üşümeden dışarılarda oturabildik biraz. Bu sabahı da öyle hayal etmiştim ama ofise geldiğimden beri ışıklarım açık oturuyorum. Dışarda yağmur çamur, kış, kıyamet aynen devam. Sanırsın gece.
Geçen hafta cuma günü bahar çiçekleri aldım biraz. Nasıl güzeller. Ya bu dünyada çiçek diye bir şey olmasaydı.
 
 
Önümüzdeki haftalar için (bahar iyice gelip de bizi içerlerde iş göremez hale getirene dek) yeni fikirler seçeyim diye niyetlendim dün. Henüz bir şey seçemedim ama bu hafta seçeceğim. Kitaplar ve uçsuz bucaksız internet dolusu fikir var. Bu açıdan çok şanslıyız bence.

Geçen hafta amigurumi yapımını kurcaladım biraz.
Ufak çaplı bir iki amigurumi bebecik yapabilirim her an :)

10 Şubat 2017 Cuma

Parmak örgüsü ile boyunluk

(Bu yazı daha önce paylaştığım bir yazıydı ama ilave fotoğraflarla tekrar paylaşıyorum)
Geçtiğimiz hafta sonu Bursa'nın Reyhan Pazarı'na yolumuz düştü. Başka yere varmak için Pazar'ın içinden geçerken sağda solda bir sürü yüncü olduğunu fark ettim ve işleri güçleri bitirip dönüşe geçtiğimizde hemen hepsine girdim. Raflarda Alize'nin 'Country' adını verdiği bu ipler dikkatimi çekti. Önce şiş veya tığla örülüyor sandım ama yumak kağıtlarında parmak örgüsü yazdığını görünce denemek üzere beğendiğim renklerden aldım birer tane. Parmak örgüsü, iki elin 3'er veya 4'er parmağının şiş gibi kullanıldığı pratik bir teknik. Altta Alize tarafından hazırlanmış videoyu görebilirsiniz.
                                         
İlk bakışta karışık gibi gelebilir ama bir kere yapınca çok kolay bir teknik olduğunu göreceksiniz. Bir yumakla bir boyunluk yapılıyor ve ilk deneme değil ama ikinci ve sonraki denemeler maksimum 15 dk sürüyor.
Önce bu pembeyi yaptım. İlk deneme olduğu için hataları var ama ilkinden sonra çok daha muntazam oluyor.  
  Pembe kızıma, sağdaki eşime 
Fotolardan bir şey anlaşılmıyor çünkü karanlıkta çektim ama o kadar güzel ve yumuşaklar ki. Sıcacık tutuyorlar.
Bu modelde 10 ilmek var. 12 yaparsanız daha sık, 8 yaparsanız daha bol oluyor. 6 falan yaparsanız zaten 2 kere dolarsınız boynunuza. Bu yumakları en düşük 6,5, en yüksek 8 TL'ye buldum. Ara fiyatlarda da satılıyor. Çok ideal bir hediyelik. Düşünsenize, 7 TL'lik bir ipten başka bir şeye ihtiyacınız yok (şiş ve tığa bile) ve bir yumaktan bir boyunluk çıkıyor :)  Sevgililer günü de geliyor. Sonra vay efendim bize sevgililer günü için bir fikir bile vermedin, bir yol göstermedin... demeyin, anlamam :)
Toplam sanıyorum 13 tane boyunluk yaptım. Hepsinin sahibi belli. Bu üsttekini bu sabah sahibine teslim ettim bile :) Bunu benim 10 parmağında 10 marifet olan, yetenekli, insana ilham veren can arkadaşım Ayda'cığım için yapmıştım. (Bilmeyen kaldı mı bilmiyorum ama kendisini IG'de cafenohut olarak bulabilirsiniz) Sabah erkene planladığımız kahvaltı programına üzerinde yeşil triko ile geldi :) Trikosu ile boyunluğu nasıl uydu anlatamam.
 Bu üstteki kardeşime
 Sarıdan toplam 3 tane yaptım. Defne'ye ve çok sevdiği ikiz arkadaşlarına
 Üsttekinden de toplam 3 tane yaptım, biri Defne'ye ve diğer ikisi çok sevdiği iki kankasına. Defne arkadaşları ile takım olmayı çok seviyor.  
 Üsttekini kendime ayırdım
Üsttekinden de iki tane yaptım. Biri eşime, diğeri kız kardeşimin eşine (Maksat bacanaklar takım olsun :))
  
Bu griyi Defne kendine yaptı. Son sıranın kapaması hariç ben elimi bile sürmedim :) Bir de burada fotoğrafı olmayanlar var ama onların fotoğraflarını çekme imkanım olmadı. Kendi yaptığın ve güncel hayatta kullanım alanı olan, bir ihtiyaç gideren bir şeyi hediye etmek güzel bir his. Bu arada koca bir haftayı da devirdik. Güzel bir hafta sonu diliyorum herkese.