9 Aralık 2015 Çarşamba

Üzerlik

Hani bazı sembol nesneler vardır. Bir döneme aittirler. Bu üzerlik mesela. Dili olsa ve konuşsa, benim çocukluğumu başından sonuna anlatır satır satır. Çocukluk evimin nadide duvar aksesuarıdır. Yazları benim de çalıştığım babamın muayenehanesinin en güzel süsüdür. Nazarlık diye asarlar bunu ne hikmetse. Biz şeklini sevdiğimizden (ve muhtemelen ilk hediye olarak geldiğinden) asmaya başlamışız. Hediye edilecek hiçbir şey yokken Anadolu insanının bitkiyi kurutup ipe dizmesinin, el emeği hediye fikrinin, o eşsiz güzelliğinin, zarafetinin eseridir.
Benim canım annem, melek annem bulmuş bir yerden göndermiş. Ah annem ah!

7 Aralık 2015 Pazartesi

Tabağımda kar var :)

 
 
Duvardaki tabaklarıma bir yenisi daha eklendi :) Kuşlarıyla kitap okuyan kız şimdi karlarıyla kitap okuyor. 28 Kasım'da Secdus'da yılbaşı atölyesini yaptığım gün, Secda'nın yeni yılbaşı koleksiyonu çıkalı daha birkaç gün olmuştu. Secdus'da sizi yine birbirinden güzel fikirler ve birbirinden güzel desenler bekliyor. Yolunuz henüz düşmediyse yakın zamanda düşürün ve yakından bizzat görün.
Hiç beklemediğim bir anda bu güzel hediye ile beni mest eden bir tanecik Secda için ne yazsam az. Güzel insanlar ve güzel kalpleri iyi ki yanımızda-yakınımızdalar. Herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum. Kocaman öpücükler.
 


Yeşil Peri Gecesi - Ayfer Tunç

Bir kitap tarafından tokatlandığınız, sarsılıp sarsılıp bırakıldığınız oldu mu hiç? Ben bu kitapta onu yaşadım. İlginç bir konu ve çok çok ilginç bir anlatım tarzı. Yazarın o hiç kimselere benzemeyen anlatımına aşık oldum sanırım. Hem çok zeki, hem çok güçlü bir kadın yazar vakasıyla daha karşı karşıyayım! Yaşasın! Şimdi ben bu yazarın bütün kitaplarını sıradan okuyup üflemez miyim? Zevkle üflerim.
Son bir haftadır elimdeydi. Geçen pazar günü sarılıp sarmalanıp son sayfalarını açık havada okudum ve ne kadar istemesem de bitti. Olur da deneyecek olursanız, umarım siz de seversiniz benim gibi. Selam ve sevgiler.

4 Aralık 2015 Cuma

Romantik kişilik :)

Bundan 5-6 ay öncesiydi. Bir pazar sabahı koşmaya çıkmıştım. Kulağımda müzik, hızımı almışım, tempom yerleşmiş, tatlı tatlı terlemeye başlamışım ve derken... O da ne? Biricik komşum, canım arkadaşım Mine'nin kapısının önünde, çöpün yanında kocaman bir alüminyum kalp! Mine bunu atmış olabilir mi? Yok canım! Alya bırakmıştır, unutmuştur sonra felan... Hemen Mine'yi aradım. Gerçekten atmış meğer, üzerinde balonları duruyor daha. Öylece kaptığım gibi eve getirdim. Arasam bulamam böylesini. Alüminyumu incecik, hafif bişi. Neler neler yaparım dedim bununla. Ve ilk uygulamamı dün gece yaptımmm :)
 İnce leylandi dalları ile kalbi giydirdim. Etrafına minik minik kırmızı ve gold iğneler taktım.
Yatak başına da kartopu dallarından bir platform kondurup üzerine minik kırmızı aksesuarlar yerleştirdim.


12 minik ampüllü bir led ışığım var. Onu da kalbin etrafına dolandırdım mı tamam olacak :) Böyle birşeyi siz de yapmak isterseniz, istediğiniz şekli kalın kartondan falçata yardımı ile kesin ve dalları kartonun üzerine yerleştirin. Şimdiden güzel bir hafta sonu diliyorum size.

Kar manzaram

 

Bugün benim için no-traffic day, evden çalışıyorum. Battaniyemin altındayım, sağ yanımda çayım tarçın ve karanfilli, mis gibi. Hem içiyorum, hem de klavye başında tık tık. Malumunuz olduğu üzere kar doğudan başladı yağmaya. O görüntüleri gördükçe ben de ne kadar özlemiş olduğumu fark ettim. Sabah kızımı okula bıraktıktan sonra cama biraz kar çiziktirdim.
Derken bizim bitirim çıkageldi :) Camda kalemin çıkardığı tıktıklara deli oldu. Tam önümde bir sağa bir sola dönmeye başladı.
 
 Şekil şekil dikildi önümde.
Sonra da dayadı koca poposunu ve oturdu öylece :) Çok tatlı bişi bu, öyle böyle değil :)

3 Aralık 2015 Perşembe

Işıl ışıl olduk dün

Dün elimiz, ayağımız, yerler, eşyalar her bir yanımız sim ve süs oldu ağacı hazırlarken. Şu görüntüye bayılıyorum. Her şey bitip, yerine yerleştirip ışığını da yakınca mutluluktan havalara uçtuk. O kadar çok seviyorum ki bu görüntüyü, dün gece tam burada, ağaca bakan koltukta yattım. Ara ara sağdan sola, soldan sağa dönerken tek gözümü yarım aralayıp orada durduğundan emin olup tekrar uyudum.
Büyüğü süsleyince küçük 'Bana yok mu?' dedi :) Hal böyle olunca küçüğü de süsledim ufak ufak. Evdeki en sevdiğim bitkilerimden biri olur kendisi.
Bu hafta da perşembeyi bulduk bir nefeste. Herkese kucak dolusu selam ve sevgilerimi iletiyorum. 

1 Aralık 2015 Salı

Benimle çıkar mısın?

Daha önce zaman zaman size yazmıştım. Şirket olarak Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'nın, nam-ı diğer Koruncuklar'ın destekçisiyiz. Son iki yıldır şirketin sosyal sorumluluk bütçesini bu Vakfa kanalize ettik. Hatta ben 15 Kasım İstanbul Maratonunu onlar için koştum. Bu ne demek? Koşarken, kendi göğüs numaran üzerinden Vakfa bağış toplamak demek. 15 Kasım Maratonu yardım toplama amaçlı ilk koşumdu. Kampanya öncesi 500 TL hedef koydum, sağ olsunlar arkadaşlarımın katılımı ile bu minik hedefi tutturdum. Kampanya sayfamı koşu gününden sadece 2 gün önce oluşturabildim ve bu 500 TL o iki gün içinde çıktı ortaya. Demek ki duyuruyu daha önce yapabilseydim çok daha yüksek rakamlar çıkabilirdim. Sonraki koşularımda bunu dikkate alacağım.  (Bu arada görmek isteyenler Kampanya sonuç sayfama buradan ulaşabilirler.) Şirketimin daha önce yaptığı bağış transferi ile de birlikte güzel bir adım attığımızı düşünüyorum. Bu maratonda Koruncuk Vakfı'nın benim gibi koşucular üzerinden toplamayı hedeflediği bağış 850.000 TL idi ve bu hedef 605.000 TL olarak gerçekleşti. Destek amaçlı koşmanın önemini varın siz düşünün.

Şimdi sırada Omurilik Felçlileri Derneği var. Bu Dernek, evlerinden, hatta yataklarından çıkamayanlara destek veren bir dernek. Hayattaki en büyük eksikliğinin evden dışarı çıkıp, gökyüzünü görmek olan insanlar var çevremizde. Maddi imkansızlıklarla birleşince çok daha büyük zorluklar içine düşen çocuklarımız, kardeşlerimiz ve büyüklerimiz onlar. Senden, benden, bizim gibilerden tek beklentileri bir gününü, birkaç saatini ona ayırman ve sinemaya, tiyatroya veya mesela sahile götürmen. Bugünden sonraki hedefim bu dernek. Yine şirket projesi haline getirip kendim de katkı vermek istiyorum. Buradan da yazmak ve size de duyurmak istedim. Zaten ilgi duyan herkesin yapabileceği en büyük destek öncelikle başkalarına da duyurmak ki daha çok gönüllüye ulaşılabilsin. Sahip olduğumuz nimetlere şükretmenin bir yolu da sahip olmayanlara destek olabilmek. Selam ve sevgilerimi gönderiyorum size.